1915 FINDICAK ŞEHİTLERİ İLGİ BEKLİYOR

Bu isyanı bastırmada şehit olan kahramanlarımızdan biri de 1891 doğumlu Ali Çavuş Oğlu Mulla Mehmet'dir. 2 Ağustos 1915 günü Fındıcak'da ki halen duvar kalıntıları bulunan, Saint Mary Manastırı'ndan sıkılan hain bir kurşunla şehit düşmüş ve diğer şehitlerimizle birlikte oradaki şehitliğe defnedilmiştir.

Fındıcak(Dönüklü) yeni adıyla Fatih Mahallesindeki bu şehitliğe, şehidimizin torunlarından, 1944 doğumlu Hacı Öngel ve 1954 doğumlu Cevdet Öngel ile birlikte gittik. Çok heyecanlıydım, zira Genel Kurmay kayıtlarında, Birinci Dünya Savaşı'nda Şehit Düşen Maraşlılar listesinde, Ali Çavuş Oğlu 1891 doğumlu Mulla Mehmet, “Fıdıcak'ta Şehîden” olarak kayıtlıydı. 105 yıl sonra, torunlarıyla birlikte onun şehit düştüğü yere gitmek, mezar taşına dokunmak elbette benim için çok heyecan verici ve önemliydi.

ŞEHİTLİK İÇLER ACISI

Fatih Mahallesinde, Eski adıyla Fındıcak Köyü'nün içinden geçerken, yolun soluna, sebze bahçelerinin arasında, büyük bir ceviz ağacı vardı. Onun gölgesi altında, baş kısımları kırılmış iki eski mezar taşının, oradaki diğer birkaç eski mezar arasında mahzun bir şekilde duruyordu.

Burası, 2 Ağustos 1915 de Fındıcak mevkiinde meydana gelen Ermeni ayaklanması sonucu 132. Alay'ın bölgeye müdahalesi sonucunda gerçekleşen çatışmalarda ebediyete intikal eden 17 şehidimizin bulunduğu şehitlikti. Şu anda sadece iki şehidimizin mezar taşı günümüze kalabilmiş. Gördüklerimiz karşısında şaşırmıştık. Şehitlik maalesef şu anda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış halde,

TARİHİ TAŞLAR YOK OLMAK ÜZERE
Fatihalarımızı okuduktan sonra tarihi taşı fotoğrafladım. Üzerinde yazılanları okutmak için çektiğim mezar taşını resmini, yakın dostum, araştırmacı tarihçi yazar İbrahim Kanadıkırık'a gönderdim. İbrahim Bey, 2017 yılında kendisinin burayı ziyaret ettiğini, o zamanki kendi çektiği fotoğrafla taşların şimdiki hali arasında çok farklar olduğunu, taşların yıprandığını, vurgulayarak, zor okunur hale geldiğini söyledi. İki yıl arayla çekilen resimleri de yayınlayarak, mukayese için görmenizi istedim.

Şehitlerin mezar taşlarında şunlar yazıyordu:

“-Ali Çavuş'un
-Mahdûmu Şehid
-olan Menlâ (Mulla) Mehmed
-Efendi'nin Ruhiçün
-Fatiha sene 1333”

“DÜZENLEME YAPILMAYACAKSA MÜSAADE EDİLSİN ŞEHİT DEDEMİZİN NAŞINI AİLE KABRİSTANIMIZA TAŞIYALIM”
Bu mezar taşı, beraber olduğumuz Hacı ve Cevdet Öngel beylerin şehit dedelerinin mezar taşıydı. Şehitliğin içler acısı durumu karşısında duygularını şu şekilde aktardı:

“Burasının, MSB İnşaat İşleri ve Nato Güvenlik Yatırımları Dairesi tarafından burasının 2010 yılında yatırım planına alındığı söylenmişti. Ancak bu güne kadar her hangi bir çalışma yapılmadı. Şehitlikte naşı bulunan, kendisiyle gurur duyduğumuz büyükbabamız Molla Mehmet'in torunları olarak burasının koruma altına alınmasını arz ediyoruz.

Eğer ki Şehitlikle ilgili olarak bir iyileştirme olmayacaksa, müsaade buyursunlar biz şehidimizin naşını Şeyh Adil Kabristanı'ndaki Aile mezarlığımıza taşıyalım. Ancak gelecek nesillerimize buraların tanıtımı açısından, mezarlarımızın kaybolmaması için, lütfen burayı tanıtıcı bir çalışma yaparak koruma altına almaları şehitlerimize yapılacak en büyük vefa olacağını düşünüyoruz. “

 


Burada bir başka eski mezar taşı daha vardı. Onunda üzerinde şu yazılar yazıyordu:

“-Ayıntablı Kadir Beg
-oğlu şehid olan
-Şakir Ağa'nın
-Ruhiçün fatiha
-Sene 1333”
Anlaşılan o ki bu şehidimizde Antepli bir kahraman yiğidimizdir. Yakınları var mı yok mu? Bilinmez. Ancak, Şehit Molla Mehmet'imizle birlikte 106 yıldan beri burada yatıyorlar. Kayıtlara düşmesi açısından belki bir gün bir yakını gelir araştırır. Bizler, hem Ali Çavuş mahdumu Şehit Mulla Mehmet'e, hem Antepli Kadir Bey'in oğlu Şehid Şakir Ağa'ya ve diğer ismini bilemediğimiz yedi bin Fındıcak Ermeni İsyanını bastıran şehitlerimizi rahmetle anarak saygıyla yad ediyoruz.
Bu şehitlik, Kahraman ve Gazi ünvanlı 2 komşu şehrin vatan savunmasındaki kardeşliğini ve dayanışmasını bir kez daha bizlere göstermektedir.

TARİHÇİ YAZAR YALÇIN ÖZALP'IN DEDESİ’ DE ORADA ŞEHİT DÜŞMÜŞ
Kahramanmaraş tarihi üzerine kaleme aldığı çok sayıda yayınlanmış eseri bulunan Tarihçi Yazar Yalçın ÖZALP Hoca'nın da dedeleri de Ermeni isyanında hunharca şehid edilmişler. 1915 yılında Fındıcak bölgesindeki isyanda annesinin babasının ve onun kardeşinin Ermeniler tarafından vahşice katledildiğini belirten hoca; o döneme ait Nüfus Müdürlüğü'nün vefayat defterlerinde yaptığı araştırmalarda binlerce insanın benzer şekilde öldürüldüğünü söylüyor. Yalçın Özalp, 23 Nisan 2014 tarihli milliyet.com.tr de çıkan haberde şöyle demişti:

“1915 yılında Fındıcak bölgesinde Ermenilerin çıkartmış bulunduğu isyan sırasında annemin babası Ali Kavas Kamil Efendi ve amcası Ahmet Bedevi Efendi Ermeniler tarafından katledilmiştir. Bunu Eskişehirli Ahmet Yetim isimli gazi aynen şöyle anlattı, 'Ali Kavas Kamil Efendi isyan eden Ermenilerle konuşmaya gider ancak kapıdan çıkarken atar vururlar, bacağından asarlar ve derisini yüzmeye başlarlar. Kardeşi Ahmet Bedevi Efendi 'ne yapıyorsunuz' diye dışarı çıkınca ona da ateş ederler, onu da koltuk altlarından çınara bağlarlar ve altına ateş vererek yarı beline kadar canlı canlı yakarlar. Ben bunları Ahmet Yetim'in yanı sıra annemin dayısı Mazman Mustafa'dan da ağlaya ağlaya anlatırlarken dinledim. Ermeni mezalimini size anlatabilmek için bu tek vesika bile yeter. Nasıl öldürüldüklerinin de hikayesini ilave edersek, bu işin nasıl yapıldığının hakikati ortaya çıkar.”

İKİBİNİ ASKER, YEDİBİN MÜSLÜMAN ŞEHİD EDİLDİ
Fındıcak Ermeni İsyanı tarihi kaynaklarda özetle şu şekilde gerçekleşmiştir.“26 Temmuz günü Yüzbaşı Ömer Bey komutasındaki 100 kişilik bir birlik Fındıcak isyanını bastırmak üzere çatışmaya girdiyse de, kalabalık Ermeni gruplarının arkalarını dolaşması sonucu iki ateş arasında kalarak tamamen şehid edildiler. Maraş'tan giden ve aralarında Ermeni papazlarının da bulunduğu nasihat heyetinin de bir netice alamaması üzerine, 4.Orduya bağlı Adana'dan gelen Adana Bölge Kumandanı Ali Bey komutasındaki birlikler 1 Ağustos 1915 günü, Fındıcak'ı topçu ateşi altına aldı. Ermenilerin yoğun kurşun ateşi altında büyük zayiatlar verilerek Fındıcak'ın içine girilerek kontrol sağlandı. 15 saat süren çatışmalarda 100'e yakın Ermeni eşkıyası öldü, 100 kadarı yakalanarak Maraş'a getirilip, idam edildi. Geriye kalanlarsa bölgenin dağlık olmasından yararlanarak, eski adı Bulanık olan Bahçe üzerinden kaçmayı başardı. Bir kısmı çeşitli mıntıkalarda Türklerle girdikleri çatışmalarda ölürken, bir kısmı güneye inmeyi başararak Amanoslar'a ulaştılar.

Kaynakların ifadesine göre;Fındıcak İsyanında 2000'i asker olmak üzere 7000 müslümanın şehit düşmüştür”